Gıda Emilimini Azaltan ve Toksisite Oluşturan Durumlardan Bazıları

 

Toksisite, genel anlamda vücut, doku ve organlar için zararlı etkiler oluşturabilecek maddelerin oranında meydana gelen artıştır. Serbest radikallerin artışı olarak da belirtilen tabloda, beslenmenin önemi göz ardı edilemez.

 

Çay-Kahve

 

İçeriğindeki bol kafein, teofilin, teobromin maddelerinden dolayı az alındığında uyarıcı etkisi yapar. (Özellikle kafein) Uzun süre yüksek miktarda alındığında da; depresyon, sıkıntı, migren, uykusuzluk, çarpıntı, sinirlilik, titremeler oluşturur. Ayrıca kafein, gıdalardan alınması gereken vitamin ve minerallerin (Çinko, demir, C vitamini gibi) emilimini azaltır. Çay içerken oluşan demir emilimindeki azalmadan çayın içindeki tanin sorumludur. Çay ve kahve vücutta su kaybına yol açar.

 

Kolalı ve Gazozlu İçecekler

 

Kolalı içeceklerde uyarıcı ve bağımlılık oluşturan kafein bulunur. Ayrıca içerdiği fosforik asit kalsiyum emilimini azaltarak kemik yapısını bozar. İçerdiği şeker ve kafein insülin salınımını bozar. Hatta diyabet oluşumunu destekler. Kullanılan tatlandırıcılar vücutta toksik birikim oluşturur. Meyveli gazoz gibi içeceklerin içinde suni meyve aromaları ve gaz bulunur. Bu içerikler, mide bağırsak floramızı bozarak, mide bağırsak sıkıntılarımızın oluşmasına sebebiyet verir. Gıda emilimini azaltır ve gıdalardan yeterince faydalanmamızı engeller.

 

Çiğ Yumurta Akı

 

Sindirimi zorlaştırır. Pankreastan gelen tripsin enzimini bloke ettiği için yumurta sarısının da sindirimini engeller. B8 (Biotin) vitaminini etkisiz hale getirir.

 

Çikolata

 

İçerdiği kakaoda, teobramin ve kafein bulunur. Bu da çay ve kahve ile aynı etkiyi yapar. Uyarıcıdır, fakat bağımlılık yaparak devamlı ihtiyaç hissi uyandırır. Ayrıca içerdiği doymamış yağlardan dolayı kalp damar sağlığımız için zararlıdır. Aşırı tüketimlerde bağırsak floramız bozulur, kan şekeri dengesizleşir ve kilo alımı ortaya çıkar. Bu nedenden dolayı çikolatayı sık yememeliyiz. Sadece ödül olarak alabiliriz.